İspanya – Barselona Gezisi

Muhteşem… Hem eğlence, hem tarih, hem yemek, hem deniz, ne ararsanız bulabileceğiniz bir şehir Barselona… Gitmeyen varsa şiddetle tavsiye ediyorum.

Her zaman ılıman bir iklime sahip olsa da mümkünse Nisan-Mayıs-Eylül aylarında gidilmesi önerilir. Yazın fazlaca sıcak oluyor.

Önceliği Las Ramblas’a vermek lazım diye düşünüyorum. Bu cadde üzerinde bir çok sokak sanatçısına rastlayabilir, bir çok mağazada alışveriş yapabilir, cafelerde çay, kahve, bira, sangria içebilirsiniz. Las Ramblas’da bir çok çiçekçi de bulunuyor ve rengarenk çiçekler sizi mest edebiliyor. Meydandan (Placa de Catalunya) sahile doğru yürürken sağ tarafta La Boqueria’yı göreceksiniz. Burası içeride çeşit çeşit meyve, sebze ve deniz ürününün bulunduğu bir pazar. Öğlen gidip meyve salatası alabilir, Barselona sokaklarında dolaşırken meyvenizi yiyebilirsiniz. Pazarı gezmek gerçek anlamda çok keyifli, her yer rengarenk, capcanlı kendinizden geçip etraftaki herşeyden almak isteyeceğiniz kesin.

 
 

 

 

 

 

 

 

Yine Las Ramblas’dan sahile doğru yürürken sol tarafa döndüğünüzde (Barri Gotic bölümü) ve ara sokaklarda kaybolup ilerlediğiniz de yolun sizi Kathedral’e götürdüğünü göreceksiniz. Kathedral’ın karşısındaki cafelerde oturup kahve, bira içmeniz tavsiye edilir. Hotel Colon’un cafesi bunun için ideal olabilir. Hemen oradan biraz daha ileri giderseniz de Gothic Quarter bölümüne ulaşabilirsiniz. Bu arada Las Ramblas’dan Kathedral’e doğru ilerlerken Montfalcon isimli hediyelik eşya dükkanını kaçırmayın derim. Çok keyifli objeler ve hediyelikler bulmanız mümkün. Bir de benim favorim olan kozmetik mağazası Kiko tam da Montfalcon’un karşısında. İçerisi hep kalabalık, girip de bir şey almadan çıkma ihtimaliniz yok.

Benim Barselona’da en sevdiğim yer ise kesinlikle Born bölgesi. Daha az turistik ama bir o kadar sakin ve alternatif. Bir kahve ya da içki içmek için ideal bir yer. Ayrıca deniz ürünü sevenler için burada uğranacak yer La Paradeta isimli restaurant. Önünde sıra olacağı kesin ama sıraya girmeye değer. İçerden istediğiniz deniz ürününü seçip pişirtip yiyebiliyorsunuz.

 

Metrodan Barceloneta istasyonunda inerseniz ya da Las Ramblas’dan sahile kadar yürüseniz liman ile karşılaşacaksınız. Limanda Aquarium’a gidebilir (Dev Akvaryum) iskeledeki restaurant’larda yemek yiyebilirsiniz. Ben Tapa Tapa isimli Tapas Barda yemek yemiş ve beğenmiştim (özellikle ızgara kalamar deneyin) ama burası biraz seri üretim kabul edilebilir. Barselona’da daha güzel tapas yiyeceğiniz yerler olduğunu da söylemek durumundayım. Örneğin, benim favorim Placa de Catalunya tarafındaki Ciudad Condal isimli Tapas Bar. Bunun dışında Passeig de Gracia’daki Ququ ve Divinus tapas da denenebilecekler arasında.

Denize girmek için Barceloneta’ya gidip sahilden yürümeniz yeterli keyfinize göre kafanıza yatan herhangi bir yerde havlunuzu atıp güneşlenebilir, denize girebilirsiniz. Siz güneşlenirken hemen 3 dk da bir başınıza Uzak Doğulu bir bayan gelip “Masaje Masaje” diyecek, hazırlıklı olun. Sahilde güneşin altında bir de masaj yaptırayım derseniz denenebilir, 5 Euro 10 dk gibi bir şey 🙂

Bu arada Barceloneta tarafına gitmişken mükemmel Paella için önerim Can Majo restaurant. Deneyin pişman olmazsınız.

Barselona -tahmin edebileceğiniz gibi- bir çok Avrupa şehri gibi meydanlar şehri, yine Las Ramblas’tan sahile doğru ilerlerken (sahile yakın) solda Placa Reial kesinlikle uğramanız gereken bir meydan. Meydanda bir çok restaurant var. Ben en son Mariscco Restaurant’a gittim ve müthiş bir black rice cuttlefish paella yedim. Öneririm!

Yemeği bırakıp biraz da sanata gelecek olursam, Barselona deyince akla tabiki Gaudi geliyor. Adam resmen şehri turistik hale getirmek için her şeyi yapmış 🙂

Passeig De Gracia üzerindeki Casa Batllo ve Casa Mila görülmesi gereken iki Gaudi yapısı. Ben Casa Mila’ya sadece dışarıdan baktım ancak Batllo’yu 2 kere gezme fırsatım oldu, iç mimarlık harikası şekerden bir ev görmek isterseniz hiç düşünmeden gidin ve görün. Evin dış görünüşü de çok güzel ancak içi bir başka güzel. Evin girişinde çok ciddi kuyruk olabiliyor. Erken gitmeniz önerilir. Bu arada giriş biraz pahalı, en son 22 Euro civarındaydı. Bu arada tüm bu biletleri Catalunya meydanındaki turist ofisinden alırsanız sıra beklemeden içeriyi gezmeniz mümkün.

Yine bir Gaudi şahaseri olan Sagrada Familia da Barselona deyince akla gelen yapılardan biri oluyor tabi ki. Yıllardır yapımı tamamlanamamış bu katedral kesinlikle görmeye değer bir yer. Ama içeri girmek için kapısındaki kuyruğa razı olacaksınız. İçeri girdikten sonra asansörle yukarı çıkabilirsiniz. Yazın giderseniz çok sıra olduğu için hem kapıda, hem asansörde sıra beklemeyi göze alamayabilirsiniz (ben öyle yaptım). Ancak baharda giderseniz nispeten az bir kuyruk oluyor ve asansör ile yukarı çıkabiliyorsunuz. Ancak şöyle ufak bir sorun var, aşağıya asansörle inilmiyor 🙂 Bu da demek oluyor ki dönüşte daracık yuvarlak bir merdivenden aşağıya yürüyerek ineceksiniz. Ben indikten sonra yaklaşık bir 10 dk bacaklarım istemsizce titremeye devam etmişti. Düşeceğim korkusu ile kendimi çok kasmışım sanırım…

Diğer bir Gaudi eseri Park Guell de görülmeden dönülmemesi gereken yerlerden. Metrodan Lesseps istasyonunda inip tabelaları takip edebilir yürüyen merdiven ile parka ulaşabilirsiniz. Park gerçekten çok güzel ama özellikle yazın fotoğraf çekmek için dahi her bir mekanın önünde 15 dk sıra beklemeniz mümkün. Tahmin edileceği gibi Japon turistler fotoğraf çektirilecek her yeri kapatmış oluyorlar.

 

Ayrıca sahil tarafında Barselona hayvanat bahçesi bulunuyor. Hayvanat bahçesinin yanında Parc de la Ciutadella isimli bir park var. Bu parktaki meşhur havuzu dizayn eden mimarın yanında Gaudi’nin de öğrenci olarak çalıştığı söyleniyor. Parkta çimlere yayılıp kitap okuyabilir, öğle yemeğinizi yiyebilirsiniz.

Barselona’ya toplamda 9-10 kere gittim. En son gidişimde bir de şu şehre tepeden bakayım diyerek Monjuic’ten teleferiğe bindim. Ve aslında 9 keredir gidip neden binmediğimi anladım. Bence zaman kaybetmeyin inanın Barselona aşağıdan, sokak aralarından gezince daha güzel. Yukarıdan bir numarası yok, teleferik sırası beklemeye hiç gerek yok. Sadece Monjuic parkı gezilebilir, sonrada metro ile paşa paşa geri dönülebilir. Bu arada Barselona’da özellikle güzel havada şu bisiklet turlarıyla gezi yapmanızı da öneririm. Taksi yerine de kullanabilirsiniz ferha ferah 🙂

 

 

Barselona’ya gitmişken dünya futbol devinin stadını görmeden olmaz tabii. Orada bulunduğumuzda Şampiyonlar Ligi finalinde Inter ile karşılaşan Barca kupayı alsaydı daha da eğlenceli bir tatil olabilirdi ama malesef kaçan kupaya üzülen Katalanları izleyebildik biz. Stad çok güzel ve içerinde bir tur yapıp size içini gezdiriyorlar. Hatta 3 boyutlu gözlükleriniz ile maç görüntüleri de izleyebiliyorsunuz, ayrıca turun bitiminde mağazadan istediğiniz her tür FC Barcelona ürününe ulaşabiliyorsunuz. Ben stadda farklı zamanlarda Mallorca, Spartak Moskova ve en güzeli Real Madrid maçlarını da izleme fırsatı bulmuş biri olarak stadın muhteşem olduğunu söyleyebilirim. Ama Türkiye’deki taraftar ruhu var mı derseniz, genel olarak çekirdek çitlemek suretiyle maç izlediklerini söyleyebilirim. Sadece Real Madrid maçı daha farklıydı elbette. Bütün maç Ronaldo’yu yuhaladılar mesela. Hiç es geçmediler 🙂 Stadı ve atmosferi görmek için bir kere de olsa mümkünse ayarlayın ve maça gidin. Bu arada stadda bira var diye atlamayın, bira alkolsüz 🙂

 



Barselona’da son zamanlarda çok fazla hırsızlık olduğu için tüm bu belirtilen yerlerde gezip, yiyip içerken çantanıza, cüzdanınıza sahip çıkmanız gerektiğini hatırlatmak isterim.

Yiyecek – İçecek
Sanki hiç anlatmamış gibi yine yiyecek anlatacağım 🙂 Tapas Bar’a gidip Patatas Bravas ve Domatesli Ekmek yemeden dönmeyin. Daha önce de belirttiğim gibi Tapas restaurant’ı için önerim Ciudad Condal, restaurant meydana oldukça yakın. Tercihen menüden söylemek yerine garson ile içeri gidip elle göstermek suretiyle tapa seçmenizi tavsiye ederim.Bunun dışında yine daha önce belirttiğim Passeig de Gracia’daki Ququ ve Divinus tapas da denenebilecekler arasında.

 

 

 

 

 

 

 

Ayrıca deniz ürünü severseniz Seafood Paella vazgeçilmeziniz olur, Can Majo denenmeli…
Karides ve bilimum deniz ürünlerini yemeyi unutmayın. Tabiki La Paradeta’da.
Çeşit çeşit meyvelerden kesin yiyin. La Boqueria’dan alabilirsiniz.
Şarap sevenler bir sürahi sangria alıp Las Ramblas’da geleni geçeni seyredebilir. Dönüş yolunda da free shop’tan şarap alınabilir.

 
Barselona’da önerebilinecek diğer bir yer de kuzu eti sevenler için ideal, El Asador de Aranda. Restaurant akşam 9’da açılıyor ve mükemmel pişmiş kuzu etini afiyetle midenize indirebiliyorsunuz. Rezervasyon ile gitmenizi öneririm, yoksa almayabiliyorlar. 
 
 

 

 

 
 

İyi gezmeler…

Barselona benim için FC Barcelona ve tabi ki Seafood paella!!!

 

Related Images

Leave a Comment