Japonya – Hakone Fuji Gezisi

Fuji Yanardağı’nı görmek için ana üs olarak kullanılan Hakone bölgesine geldi sıra. Hakone’ye gitmek üzere Odawara istasyonuna Kyoto’dan yaklaşık 3 saatte Shinkansen ile ulaşabiliyorsunuz. Hakone’ye bir gün ayırmanızı öneririm. Böylece hem muhteşem Hakone Açık Hava Müzesini gezebilir, hem de Ashinoko gölünde bir tekne gezisine çıkabilirsiniz. Bu tekne gezisi sırasında da meşhur Fuji dağını görüp fotoğraflayabilirsiniz.
 
Fuji’yi görmenin bir kaç yolu var. Biri bahsettiğim tekne gezisi, biri teleferik, bir diğeri de Pnshi Hakone Koen parkı. Malesef sis nedeniyle ben üçünden de göremedim ama olsun, havası da yetti 🙂
 
Hakone Açık Hava Müzesi gerçekten bir görsel şölen, hem doğa, hem heykeller çok etkileyici. Müzenin içerisinde bir de Picasso sergisi bulunuyor. Müzede gezerken ne tarafa bakacağınızı şaşırıyorsunuz. Bir yandan çiçekler ve ağaçlara, bir yandan da muhteşem heykellere bakıyorsunuz.
 

 

 

 

 

 

 

 

Efendim gelelim Hakone’nin benim gözümde önemli hale gelme nedenine. Tahmin edeceğiniz gibi volkanik bir dağın eteğinde bulunan bir kasaba kaplıca tabir edebileceğimiz otellerle dolu. Japonya’da eski Japon tarz otellere ryokan deniyor. Biz Hakone’de bir ryokanda kaldık. Yama No Chaya.
 
Bu güzel ryokan’da odamız aşağıda gördüğünüz masanın olduğu yerdi. Yatak göremeyince başta bir korktuk ancak anladık ki ryokan’larda ayrı bir yatak odası bulunmuyor, masa yere geri sokuluyor ve üzerine yer yatağı yapılıyor. Bu arada otele yerleşir yerleşmez size bir görevli veriyorlar ve o sizin her şeyinizle ilgileniyor.

 

Burası da ryokanın verandası, burada akşam çayınızı yudumlayıp dışarıyı, doğayı dinliyorsunuz.

Ryokan’da odanın içerisinde aşağıdaki gibi üstü açık küçük bir doğan sıcak su havuzu vardı. Bir de ayrıca herkesin kullanımına açık büyük havuzlar da vardı. Bunları isterseniz saatli olarak kiralayıp sadece kendiniz de kullanabiliyorsunuz. Gerçekten çok keyifli bir tecrübe.

 

 
Ryokan’ın bir diğer özelliği içeride kimono ile geziniyor olmanız rahatlığı, içeride herkes kimonolu. Zaten odadan pek çıkmadığınız için bahçeniz, odanız ve banyonuz arasında kimononuz ile mekik dokuyorsunuz.
 
Yemeklere gelince burada meşhur Japon yemeği olan kaiseki servisi yapılıyor.  Aşağıda gördüklerinizin bir bölümünün ne olduğunu ben de anlamadım. Ama yedim, genel olarak da gayet güzeldi. Balık ve deniz ürününün dibine vardığımızı tahmin ediyorsunuzdur herhalde.

 

 

 

 

 

 

 

İşte bu da masanın yatak olmuş hali 🙂
 

Yemek genel olarak iyiydi de sabah kahvaltısında da balık ve benzer ürünler gelince konu beni bir miktar aştı. O kadarını yapamadım ve kahvaltıyı geldiği gibi bıraktım malesef. Yani gerçekten her şeyin bir sınırı olmalı, sabah olmuyor 🙂

 

Aslına bakarsanız Hakone değişik bir deneyimdi, Fuji’yi de görsek daha iyi olabilirdi belki ama hem Açık Hava Müzesi, hem de ryokan tecrübesi ömürlük bir deneyim olarak aklımın bir köşesinde kaldı. Giderseniz ryokan olayını bir deneyin.

Diğer Japonya yazıları için;
 

Related Images

Leave a Comment