Japonya – Hiroshima Gezisi

Hiroşima gezisine başlamadan önce Japonya’ya turist olarak gittiğinizde yapmanız gereken ilk şeyi söylemeliyim, bir Japan Rail Pass edinmek. Bu kart tüm trenlerde geçiyor, bununla bütün ülkeyi şu meşhur hızlı tren olan Shinkansen ile gezmeniz mümkün. Ben JR Pass’imi tepe tepe kullandım, çok da memnunum 🙂
 
Hiroşima Osaka’dan Shinknasen ile yaklaşık 2 saat sürüyor. Bir ek bilgi daha, olur da tren saatinizi kaçırırsanız bilet için gittiğinizde size yer yok derlerse vazgeçip dönmeyin. Shinkansen’de sadece bazı vagonlarda yerler rezerve edilebiliyor. Ama rezerve edilecek yer olmaması trende yer olmadığı anlamına gelmiyor, diğer vagonlarda erken gidip binip yer bulup oturabilirsiniz. Vagonların üzerinde rezerve olup olmadıkları yazıyor. Ben bunu malesef acı bir tecrübe ile asıl treni kaçırıp, diğer iki trende yer olmadığını düşünüp 2 saat bekledikten sonra bindiğim Shinkansen’de öğrendim. Siz yapmayın 🙁
 
Japonya’da JR Pass dışında bir de şehir içinde metroda kullanmak üzere bir PASMO olmanızda fayda var. Bunu akbil gibi doldurup metroyu istediğiniz şekilde kullanabiliyorsunuz.
 
Bu kadar yol bilgisi sonrası gelelim Hiroşima’ya. Osaka Shin-Osaka istasyonundan direk tren ile Hiroşima’ya gidebiliyorsunuz. Bu arada endişe etmeyin tren, metro vs tüm sistemler çok net kolay ve İngilizce tüm bilgilere ulaşabiliyorsunuz.
 
Trenden indikten sonra Hiroşima’da yapacak iki şey var, biri meşhur Hiroshima Peace Memorial Parkı gezmek, diğeri ise Miyajima Adasına bir yolculuk. %99’u orman olan Miyajima adasına feribot ile gidiyorsunuz. Adadaki Itsukushima Shrine’ının önünde meşhur yüzen O-torii Gate sizi karşılıyor (Floating Torii Gate). Bunu fotoğraflamadan adaya gitmiş sayılmıyorsunuz. 🙂 Adanın etrafında istiridye avlanıyor. Ada gidip görmek ve özellikle Torii Gate’i görüntülemek için faydalı.

 

 

 


Miyajima adası sonrasında Anıt parka tren ile gidebiliyorsunuz. Hiroşima bildiğiniz gibi 2. Dünya Savaşı sırasında atom bombası atılan iki yerden biri, diğeri Nagasaki. Dünya savaş tarihinde kullanılan yegane nükleer bomba da bu iki yere atılmış olanlar. Hiroşima’ya Uranyum, Nagasaki’ye ise Plütonyum bombası atılıyor ve iki yerde onbinlerce kişinin öldüğü biliniyor. Bombanın atıldığı yer itibariyle daha yüksek ölümler Hiroşima’da görülmüş. Nagasaki’de bomba dağlık alana atılırken, Hiroşima’da direk olarak şehir merkezine atılmış.

O tarihin izlerini yaşatan yapı olarak Genbaku Dome’u görmenizde fayda var, bombanın etkisi ile geldiği görüntü şöyle;

 

Anıt parkın hemen yanındaki nehir

 

 

 
Yaklaşık 70000 kişinin külleri bu bölümün altında bulunuyor, aslında Barış parkı diye geçiyor ama burası kocaman bir mezarlık. Bu arada ölenler sadece patlama anı ile kısıtlı kalmamış malesef, nükleer kaynaklı hastalıklara bağlı olarak sonraki yıllarda da ölümler devam etmiş.
 

 

 

 

Bell of Peace önemli anıtlardan biri, hemen etrafında Lotus (Nilüfer) çiçekleri var Budizm’de nilüfer çiçeklerinin farklı bir anlamı var. Bu dünyada yaşayan kötülüklerin öbür dünyada iyi şeylere neden olacağına inanılıyor. Bu anıt park zaten bunun kanıtı gibi.

Turtle (kaplumbağa) anıtı, Koreli kurbanlar için dikilmiş.

 

Sadoko Sasaki heykeli… Sadoko Hiroşima bombalandığında 2 yaşında olan ve bombalamadan sağ olarak kurtulan bir küçük kız. Ancak sonradan atom bombasının etkisi ile lösemi olup 11 yaşında hayatını kaybediyor. Sadoko hasta iken Japon inanışına göre 1000 tane origami yaparsa dileğinin olacağına inanıyor ve hastalığından kurtulmak için bunu yapmaya başlıyor. Anlatılana göre 644 tane yapmışken malesef hayatını kaybediyor. Kalanları ise arkadaşları tamamlıyor. Anıttaki bu heykel Sadoko ve tüm kurbanları anmak için yapılmış, etraf tamamen origamilerle kaplı. Bu arada, sonraki yıllarda Amerika Japonya’da bir üs kurarak kanser tedavisi için araştırmalar yapmış. Baştan bir sürü insanı öldürüp, sonrasında tedavi çözümleri aramak tam Amerika vari bir çözüm anlayışı olmuş ama artık geriye dönmeye imkan yok tabi ki.

 

Ana Anıt kemer şeklinde ve parkın Torii Gate’i olarak yapılmış.

 

 

 
 
Park çok mu etkileyiciydi derseniz, aslında enteresan şekilde hayır. Ama zaten tam da bu etkileyici olmaya çalışmama hali ve bunca acıya rağmen adına “Barış” parkı demeleri çok etkileyiciydi. New York Ground Zero’yu düşünün hemen her yerinde acının hissi veriliyor size, ağlatmak için her şey yapılıyor. Burada ise bu şekilde bir çaba yok. Hatta rehberimiz “Ground Zero neresi?” dediğimde, “Orada pek bir şey yok” dedi.
 
Kısacası belki de Budizm etkisiyle bunu kabullenişleri ve geçmiş için ağlamak yerine, barışa hizmet etmeye çalışmaları çok etkileyiciydi. Bizi gezdiren rehber bir kere bile Amerikalılar ile ilgili yorum yapmadı mesela. O günleri, o şartları anlattı ve şimdi barışın ne kadar önemli olduğunu söyledi.
 
Ben çok etkilendim, hem anıttan, hem o ruh halinden… Fırsatınız olursa bir gidip görün ve bu felsefeyi yaşamaya, anlamaya çalışın derim…
 
Diğer Japonya yazıları için;
 

Related Images

Leave a Comment