MAURITIUS Gezisi

Afrika kıtasının doğusunda minimicik bir ada Mauritius, yani en azından haritada öyle gözüküyor 🙂 Gidince tabii pek öyle küçük değil açıkçası. Yerleşim yerleri arası 1-1,5 saat sürebiliyor yolculuğunuz. Ben bizim Büyükada gibi falan bekliyordum sanırım, şaşırdım biraz 🙂 Alabildiğine şeker kamışı, alabildiğine yeşil ve tabi ki her tarafı plaj. Türkiye’den Mauritius’a THY ile direk uçmak mümkün, ben öncesinde Güney Afrika seyahati yaptığım için Johannesburg’dan ülkeye geçiş yaptım.

Benim konaklama tercihim adanın Batı yakasında Flic en Flac isimli bölgesi oldu. Burası genel olarak otellerin olduğu boydan boya uzanan  bir plaj. Halk plajı olduğu için istediğiniz yerde denize girebilirsiniz. Yok ben şezlong istiyorum derseniz otellerden birine gidip şezlong/şemsiye kirası ödeyerek de denize girmeniz mümkün. Plaj öyle fotoğraflarda görüldüğü kadar güzel mi? Bence değil. Yani tabi ki çok güzel ama fotoğraflarda bence ekstra bir oynama durumu mevzu bahis.

Tropikal iklime sahip Mauritius’ta iki mevsim yaşanıyor. Güney yarımkürede olan ülkede Mayıs-Kasım arası kış, Aralık-Nisan arası ise yaz yaşanıyor. Ancak yaz-kış derken bizim bildiğimiz gibi değil. 🙂 Örneğin ben Ağustos ayında yani kışın ortasında gittim. Hava 26-28 derecelerdeydi, her gün denize girdim 🙂 Yazın tabii baya sıcak oluyormuş. Bu nedenle çok yaz ortasında gitmemekte fayda olabilir.

Mauritius tarihte ilk Hollandalı kaşifler tarafından bulunmuş, bir süre Hollandalıların yaşadığı ülke daha sonra Fransız egemenliğine geçmiş. En son İngilizler Fransız egemenliğine son vermiş ve Hindistan’dan getirdikleri kişileri ülkeye yerleştirmiş. Tüm bunlara bağlı olarak, adada şu an Hint kökenlilerle Afrika yerel halkı olan Kreollar içiçe geçmiş durumda. Bir miktar da Çinli nüfus bulunuyor. Hindu ve Müslüman halk çoğunlukta. Konuştukları dil Kreol dili, Fransızca’ya çok benziyor. Yemekleri bildiğiniz Hint yemekleri. Ancak en son İngiliz egemenliğinde oldukları için resmi dil İngilizce, örneğin trafik tabelaları vs hep İngilizce. Yani baya ortaya karışık bir ülke 🙂

Adada şeker kamışı üretimi çok yüksek olduğu için Küba’daki gibi burası da rom üretimi yapıyor. Geçtiğiniz, gördüğünüz yolların hepsinde sıra sıra şeker kamışı tarlaları göreceğiniz kesin.

Adada görülmesi gereken yerlere gelecek olursak, adanın kuzeyinde Grand Baie koyu hem konaklamak için, hem denize girmek için iyi bir yer. Grand Baie plajının yanı sıra küçük olmasına rağmen ben en çok La Cuvette isimli plajı sevdim. Burası Grand Baie’nin hemen yanında bakir, sakin bir plaj.

Ülkenin başkenti Port Louis. Burası çok da illa görün diyeceğim bir yer değil, bildiğiniz şehir merkezi. Binalar, iş yerleri vs yani turistik pek de bir aktivite olduğu söylenemez.

Plaj aktivitesi dışında Kuzey’de bir de Sir Seewoosagur Ramgoolam botanik bahçesine gitmenizi öneririm. Bahçedeki nilüferleri görüp kuş sesleri ile dolaşmak size iyi gelecek.

Volkanik bir ada olan Mauritius’da volkanik bir göl görmek, şelalelerin ve doğanın tadını çıkarmak isterseniz Trou aux Cerf volkanını ve Chamarel şelalesini ziyaret edebilirsiniz. Bir de doğa harikası 7 renkli toprağı (Seven Colored Earth) görmenizi öneririm.

Adanın Savanne bölümünde görülmesi gereken birkaç yer var. Biri Le Vanille isimli doğal park. Burada dev kamlumbağa ve timsahları görebilirsiniz. Bois Cheri isimli çay bahçesi, çay bahçesi derken bildiğiniz ekili çayların arasında dolandığınız, bir çay üretim fabrikası gezdiğiniz ardından da çeşit çeşit çayınızı içtiğiniz bir geziden söz ediyorum. Hatta mekanın restaurantında çok güzel yemek yiyeceğinizi de garanti edebilirim.

Dünyanın en değişik yollarından birini görmek ve fotoğraflamak isterseniz Maconde yoluna da bir uğrayın derim. Hemen denizin kıyısında bu enteresan viraj hayret verici 🙂

Alışveriş yapmak isterseniz, alışveriş derken küçük hediyelik eşyalardan bahsediyorum, Cauden Waterfront’un içindeki Craft Market’e gitmenizi öneririm. İçerisinde onlarca hediyelik eşya dükkanı bulunuyor ve kendinize uygun bir şey bulmama ihtimaliniz yok. Gitmişken Mauritius’un simgesi olan ve soyu tükenen dodo kuşundan bir hediyelik eşya da alabilirsiniz.

Açıkçası Mauritius beni benden almadı. Yani güzel mi, güzel ama beklentimin altında kaldı. Belki benim beklentilerim çok arttı artık bilmiyorum. Belki de genel olarak cennet adası denilerek çok abartıldığı için hayal kırıklığı oldu, bilemedim…

Keyifli geziler…

 

Related Images

Leave a Comment