RUSYA – Moskova Gezisi

Havaların bir miktar düzelmeye başlamasını, baharın gelişini kutlamak amacıyla rotayı bir miktar kuzeye çevirdim bu sefer. Hedef Moskova, bu Rusya’ya ilk seyahatim oldu. Pişman da olmadım açıkçası.

Öncelikle birkaç bilgi vermek isterim.

  • Öncelikle hava biraz değişken, ilk gittiğim gün 8 derece olan hava, sonraki 3 gün 22 dereceydi. Hazırlıklı olmanızda ve hava durumunu sürekli kontrol etmenizde fayda var. 
  • Ulaşım olarak Moskova’da sürekli metro kullanacaksınız. Metro ağı bir hayli gelişmiş. Ancak istasyonda hangi yöne gideceğinizi bulmanız biraz zorlu oluyor, zira tüm yönlendirmeler Kiril alfabesi ile yazılmış. Bu nedenle gitmeden en azından birkaç harfi öğrenmenizde fayda var. Yazan durak isimlerini 2-3 harften de olsa çıkarabilmeniz durumunda yolunuzu daha kolay bulabilirsiniz 🙂
  • Google translate uygulamasını telefonunuza indirmenizde fayda var. Herhangi bir yazının fotografını çekip direk çeviri yapabiliyorsunuz.
  • Aynı şekilde Yandex metro uygulamasını telefonunuza indirmenizde fayda var. Nereden nereye gitmek istediğinizi yazdığınızda direk hangi hatları kullanacağınız konusunda yardımcı olan bir uygulama.
  • Metrolar yaklaşık bir dakika arayla geliyor, yetişmek için koşmanıza gerek yok. Hemen arkasından gelene binersiniz, kasmayın 🙂
  • İngilizce bilen sayısı oldukça az, bu nedenle soru sorduğunuzda genelde kaçarak uzaklaşıyorlar. Mümkün olduğunca gençlere soru sormaya çalışın, onlarla nispeten daha iyi anlaşabiliyorsunuz. En azından anlaşma çabaları oluyor 🙂
  • Havalimanı girişi kolay geçti, çıkışta daha fazla zorladıklarını söyleyebilirim. Pasaport kontrolü sırasında otel rezervasyonunuzu yanınızda basılı şekilde tutmanızda fayda olacaktır.
  • Uçaktan inince Aeroexpress trenine gidip şehir merkezine ulaşabilirsiniz. THY Vnukovo havalimanına gidiyor. Pegasus ise Domodedovo’ya iniyor. Her ikisinden de Aeroexpress ile merkeze gidebiliyorsunuz. Aeroexpress saatlerini buradan kontrol edebilirsiniz.
  • Moskova gerçekten pahalı bir şehir, hazırlıklı olmanızda fayda var. Şimdiye kadar gördüğüm en pahalı şehir olduğunu söyleyebilirim.
  • Oteli mümkünse merkeze yakın bir yerde seçin, zaten çoğunlukla yürüyeceksiniz. Metro istasyonuna yakın ya da Kızıl Meydan yakınlarında bir otelde kalmanızı öneririm. (Merkez metro istasyonunu Biblioteka Imeni Lenina olarak düşünebilirsiniz) Ben Veliy isimli bir otelde kaldım, konum olarak beni çok memnun ettiğini söyleyebilirim. 
  • Moskova’da caddeler çok geniş olduğu için karşıdan karşıya öyle Türk usulü koşarak geçmeyin, iyi ihtimalle polis ceza yazar, kötü ihtimal bir hayli tehlikeli olduğu için onu dillendirmek istemiyorum. Her yerde alt geçit var, üşenmeyin alt geçitleri kullanın.

Moskova’yı tek kelime ile özetleyecek olsam “ihtişam” derdim sanıyorum. Şehrin her yerinde kocaman, gösterişli bir bina ile karşılaşıyorsunuz. 

Gezilecek ilk yer meşhur Kızıl Meydan. Meydanın dört tarafında dört farklı sanat eseri sizi bekliyor.

En ünlü ve en renkli olanı meşhur Aziz Vasil Katedrali. Rengarenk ve birbirinden farklı kuleleri ile meydanın karşısında sizi bekliyor. Katedral Korkunç Ivan döneminde yapılıyor ve rivayete göre yapan İtalyan mimarın gözleri bir daha benzerini yapamasın diye kör ediliyor.

Meydandaki diğer meşhur yapı Kremlin Sarayı. Sarayın surlarının hemen önünde Lenin mozolesi var. Ben gittiğim dönemde 1 Mayıs hazırlıkları nedeniyle mozole kapalı olduğu için malesef görme şansım olmadı. Sarayın bahçesindeki katedralleri görebileceğiniz katedral turunu ve saray mal varlığını görebileceğiniz Armoury Chamber turunu almanızı öneririm. Yalnız bir miktar sıra beklemeyi göze almanız lazım. Internetten önceden biletleri alırsanız sıra beklemenize gerek kalmayacaktır. Link şurada.

Meydandaki 3. önemli yapı GUM alışveriş merkezi. Bu ihtişamlı yapının içerisinde birçok mağaza, cafe ve restaurant bulunuyor. Moskova’da alışveriş merkezleri çok seviniyor, hemen hepsi tamamen dolu. GUM alışveriş merkezinin meydana bakan tarafındaki Bosco Cafe’de meydana karşı bir kahve içmenizi öneririm.

Meydanın diğer tarafında da Milli Tarih Müzesi bulunuyor.

Meydandan hemen dışarı çıktığınızda yeraltı alışveriş merkezi sizi karşılayacak. Daha önce de belirttiğim gibi Ruslar alışveriş merkezi seviyorlar. 🙂 Diğer bir meşhur alışveriş merkezleri (aslında department store) de TSUM. Burada da hemen hemen bütün ünlü mağazaya ulaşabilirsiniz. Fiyatlar genel olarak Türkiye’den daha pahalı.

Stalin döneminde yıkımdan nasibini alan (yerine havuz yapılmış) ve daha sonra orjinale uygun olarak tekrar inşa edilen meşhur Kurtarıcı İsa Katedrali de bir diğer ihtişamlı bina. 

Dünyaca ünlü Bolşoy tiyatrosu Moskova’da bulunuyor. Bu sahnede canlı performans izlemek isterseniz önceden bilet alabilirsiniz.  

Moskova’da beni en çok etkileyen yer şüphesiz ki birbirinden güzel metro istasyonları oldu. Neredeyse hepsi bir sanat eseri tadında. En çok önereceklerim; Arbatskaya, Mayakovskaya, Novoslobodskaya, Komsomolskaya, Belorusskaya, Kievskaya, Teatralnaya ve Ploshchad Revolyutsii. Yani yarım günüzü metro turuna ayırabilirsiniz diyebilirim.  🙂

Moskova’da da birçok Avrupa şehrinde olduğu gibi insanlar haftasonu kendini şehri en güzel ve büyük parkı olan Gorki parkına atıyorlar. Güzel havalarda gidip saatlerce zaman geçirebilecek bir yer. İçeceklerinizi alıp kendinizi çimlerin üzerine atmanızı öneririm.

Moskova’ya kadar gitmişken Nazım Hikmet’in mezarını ziyaret etmeden dönemezdim. Yıllarca yurtdışında sürgün kalması, hayata orada veda etmesi sizi derinden etkiliyor. Mezarlıkta farklı bir atmosferin içinde buluyorsunuz kendinizi… Mezarına bir karanfil koyarak, bu büyük şaire bir nevi görevinizi yerine getirmiş hissediyorsunuz kendinizi, en azından ufak da olsa bir rahatlama oluyor…

Güzel havada caddede dolanıp, kahvenizi yudumlamak, ufak tefek alışveriş yapmak isterseniz önerebileceğim iki güzel cadde var. Biri İstiklal caddesinin bir benzeri olan Arbat caddesi, diğeri ise Nikolskaya caddesi. Nikolskaya caddesinde birçok ünlü mağazaya ulaşabilirsiniz. Bir de Nikolskaya’da bir Barselona havası almak için Ciderella tapasa gidebilirsiniz.

Rus yemekleri beni çok cezbetmedi açıkçası, çorbaları ve etleri meşhur. Borş (Borsch) çorbasını içmenizde fayda var. Güzel steak yemek isterseniz Bison Steak House gerçekten denenmesi gereken bir yer. Fiyatların yüksek olduğunu tekrar hatırlatmak isterim. Kahvaltı ve öğle yemeği için hemen her yerde görebileceğiniz My My Cafe (Mu Mu diye okunuyor)’yi veya Arbat üzerinde birçok hamburgerci, Özbek restaurant’ını deneyebilirsiniz.

           

Güzel bir kahve, pasta deneyimi için Cafe Pushkin’e gitmenizi şiddetle öneririm.  Burası gerçekten başka bir dünya, bana Harry Potter setindeymişim hissi verdi. Moskova’ya gitmişken bu cafeye uğramanızda ve güzel pastalardan yemenizde fayda var. Önceden rezervasyon yapıp restaurant kısmını da deneyebilirsiniz.

Ben Moskova tatilimi 1 Mayıs’a denk getirdim. Bu seçimi yapmamda 1 Mayıs’ta Kızıl Meydan’daki kutlamaları görme hevesim de vardı. Ancak aslına bakarsanız pek beklediğim hava ile karşılaşmadım. Önce Rus bayraklı teyze ve amcalar meydanda bayrak salladılar. Sonra Sosyalist Rusya etkisini gösterdi ve orak, çekiçli bayraklar taşıyan arkadaşlar göründüler ancak onlar da Türkiye’dekine benzer şekilde kutlamaları Kızıl Meydan’da yapamadılar. Meydana girişlerine izin verilmediği için meydanın hemen yanında kutlamalarını yaptılar ve erkenden dağıldılar. Yıllarca Amerika ile devam eden soğuk savaş, komünizm, sosyalizm dediğiniz şeye ait bir etki aradım ben Moskova’da, ancak açıkçası çok da bulamadım. 

Özetle Moskova’da sizi birçok güzel şey bekliyor. Müzeler, binalar, meydanlar, caddeler, bahçeler, metro istasyonları hepsi görülesi yerler.

Keyifli geziler…

 

Related Images

Leave a Comment