Sırbistan – Belgrad Gezisi

Son dönemlerin favori gezi merkezlerinden olan Belgrad’a kısa bir giriş yaptım. Yaklaşık 3 gün süren seyahat bence oldukça keyifli ve bir gezi tutkunu için doyurucuydu. Yani ben genel olarak Belgrad’da aradığımı buldum diyebilirim. Belgrad’da oldukça fazla Türk turist ile karşılaşmanız mümkün, bunda Sırbistan’ın bize vize uygulamamasının da etkisi var elbette. 
 
Şehrin merkezinde en ünlü cadde Knez Mihajlova caddesi, burada birçok mağaza bulunuyor. Hediyelik eşya ya da diğer tüm alışverişiniz için bu caddede uzunca zaman geçirmenizi öneririm.
 

 

 

 

 
Belgrad’ın en önemli yeri şüphesiz kalesi, Kalemegdan. Belgrad’da gezerken hem Osmanlı izine, hem de Avusturya-Macaristan izine rastlamanız mümkün. Adeta tarihte yolculuk yapar gibi hissedeceksiniz kendinizi. Kale oldukça iyi korunmuş. Gezmeden dönmemenizde fayda var. Kaleye giderken sahilden yürümeyi tercih edebilirsiniz. Hatta bence bu güzel sahilde bisiklet kiralayıp şehri gezmenizde de fayda var. Benim bisiklet kullanımı konusunda sıkıntılarım olmasa kesin yapardım, çok özendim ama maalesef olmadı 🙂

 

 

Belgrad’ın hemen içinde bulunan Great War adası Eylül ayında sezon sonu olduğu için açık değildi ama hemen adanın karşısındaki cafelerde oturup adaya ve kuğulu güzel nehre bakmak oldukça keyifli. Sezonda ada ile arada tekne bağlantısı oluyormuş, adaya gidip plajdan nehre girebiliyormuşsunuz.
 
Ama Eylül’de de nehre girmek istiyorum derseniz 37 numaralı otobüs ile Ada Ciganlija’ya gidebilirsiniz. Bu arada Belgrad’da taksi konusunda dikkatli olmanızda fayda var. Aynı mesafeyi pembe başlıklı taksi ile 800 Dinar’a gidip, başka başlıklı taksiler ile 3900 Dinar’a geri dönebiliyorsunuz. Hep pembe tercih edin 🙂 
 
Ada Ciganlija güzel beachleri ve tesisleri ile çok keyifli bir yer. Nehirde yüzmek, şezlonga uzanıp güneşlenmek, kitap okumak için süper bir seçim. Ben çok beğendim. Bu arada şezlonglar ücretsiz, sadece yediğinizi ve içtiğinizi ödüyorsunuz. 

 

 

Belgrad yemyeşil bir yer, hemen her yerde ağaçlık bir alan bulup kendinizi çimlere bırakabilirsiniz. Özellikle Taş Meydan’da St. Mark’s Kilisesinin hemen yanındaki parkta çimlerde yatıp biraz zaman geçirmenizi öneririm.
 
Benim Belgrad’da en sevdiğim bölge şüphesiz ki bana Karaköy havası veren Skadarska bölgesiydi. Burası merkezden 5 dakika yürüme mesafesinde cafe, butik dükkan ve restaurantların olduğu bir bölge. Hem akşam, hem akşamüstü gitme fırsatım oldu ve ben buradan çok keyif aldım. Bu bölgeye gitmişken Dva Jelena isimli restaurantta yemek yemenizi öneririm. 1832’de açılan restaurantta güzel bir karışık kebap yemenizde fayda var. 
Meşhur Belgrad (aslında Balkan) yemekleri Cevabi (kebap), Pljeskavica (büyük burger köfte), Chopska (peynirli çoban salata)
Bunun dışında ben Sava kenarındaki Toro restaurantı çok beğendim. Hem servis, hem de yemekler muhteşemdi. Burada steak ve pirzola yemeniz gerekiyor…

Bir de av eti yemek isterseniz Lovac restaurant tercih edilebilir. Ben Pan Lovac ve Hunter’s basket yedim. İkisi de güzeldi. 

 

 

Belgrad’da gece hayatı da oldukça aktif. En ünlü gece kulübü Mr. Stefan Braun. Internetten rezervasyon yapıp stand yeri ve barmen bile seçebiliyorsunuz. Bunun dışında Sava kenarındaki tekne kulüpler de meşhur. Ben HotMess isimli kulübe gittim. Pazartesi akşamı olmasına rağmen oldukça kalabalık ve güzeldi.
 
Kısacası gezmek, yemek-içmek ve eğlenmek için Belgrad güzel bir yer. Ancak 3 gün ziyadesiyle yeterli. Ben buradan sonra araç kiralayıp Bosna Hersek, Hırvatistan ve Karadağ’a doğru yola çıktım. Aslında ufak çaplı olarak şurada yaptığım turun bir kısa ve farklı versiyonunu yaptım. Çok da keyifliydi.

Related Images

Leave a Comment