UKRAYNA – Kiev Gezisi

1 Mayıstaki Moskova gezim sonrasında Doğu bloğundan devam edip Kiev’e gideyim dedim. Açıkçası 15 gün ara ile gidince bana biraz fazla aynı geldi. Hatta Kiev biraz Moskova’nın minyatür versiyonu gibi de geldi bana. Tabii Moskova’ya göre ciddi oranda ucuz olduğunu söylemem lazım. Hatta şu ana kadar gittiğim en ucuz şehir olduğunu bile söyleyebilirim.

Öncelikle havalimanı girişinden başlamak gerekirse sakın taksi kullanmayın, Balkan ülkelerinden bildiğimiz meşhur peşinize takılan üçkağıtçı taksici modelleri burada da var. O kadar ısrarcılar ki, bineceğiniz varsa da binmiyorsunuz zaten. Havalimanından şehre ulaşmanın en güzel ve kolay yolu Skybus isimli otobüsler. Hemen havalimanının önünden kalkıyor ve yaklaşık 40 dakikada merkeze gelebiliyorsunuz (merkez tren istasyonuna). Oradan da metro ile gideceğiniz yere kolayca ulaşabilirsiniz. Şehrin ucuz olduğunu söylemiştim. Örnek vermek gerekirse metro biletinin 5 tanesi 2,6TL idi. Yani tanesi 50 kuruş 🙂

Bu arada havalimanı dedim, şehre başladım ama bir ek bilgi de belki uçaktan verilmeli. Uçakta toplam 5 tane kadın vardı sanıyorum 🙂 Yıldız Teknik İnşaat Fakültesindeki kız öğrenci hissine kapılıyorsunuz resmen. Benim bu uçakta ne işim var diye düşünmeden duramıyorsunuz. Şehrin içinde de birçok Türk turist göreceksiniz ve bunların %90’ı erkek grupları. Ukraynalıların Türklerden pek memnun olduğunu sanmıyorum…

Metrolar Rusya’ya göre daha düzgün bir şekilde dizayn edilmiş. Kiril alfabesi bilmeme ihtimaliniz için her durağın bir numarası var. Öyle durağa gelince ben şimdi ne tarafa gideceğim derdiniz olmuyor. Bakıyorsunuz hangi numaraya gideceğinize ve şak diye gidiyorsunuz. 

Gezilecek Yerler

Şehrin en büyük ve gezilesi caddesi Khreshchatyk, bu caddede birçok mağaza ve restaurant bulunuyor. Oldukça keyifli bir cadde, özellikle haftasonları bisiklet yarışı vs gibi bazı aktiviteler de düzenleniyor. Cadde üzerinde bir sürü alt geçit var, cadde Moskova’daki caddeler gibi geniş olduğu için genelde karşıdan karşıya geçişleri alt geçitten yapıyorsunuz. Kiev’de tüm altgeçitler çarşı şeklinde dizayn edilmiş. Alt tarafta birçok cafe ve dükkan bulunuyor.

Kiev yemyeşil bir şehir, hemen her yerde karşınıza bir park çıkıyor. Uzanıp kitap okumak için birebir. Kiev’de turistlerin en çok tercih ettiği yerlerden biri Andrewsky yokuşu. Yokuşta birçok seyyar satıcı ve irili ufaklı cafeler var. Yokuşun üzerinde bir de görkemli Andrew’s Kilisesi bulunuyor. Burada zaman geçirmekten hoşlanacağınız kesin. Güzel bir havada gittiyseniz sonrasında da yandaki parkta uzanıp keyif yapabilirsiniz. 

Kiev’in en meşhur meydanı Bağımsızlık Meydanı, Maidan Nezalezhnosti. Dört tarafı heykel ve binalarla çevrili meydanda, Başmelek Mikail’in tasvir edildiği heykel direk olarak gözünüze çarpacak. Meydanın ortasında kocaman küre olarak görülen Globus, bir yeraltı alışveriş merkezi. Çekinmeyin küreden içeri girerseniz içeride sizi birçok mağaza karşılayacak.

Kiev’de birçok katedral bulunuyor. Bunlardan bence en görkemlisi Aziz Sofya Katedrali. İsmini Ayasofya’dan alan katedral müze olarak kullanılıyor. Saat 6’ya kadar giderseniz girişteki çan kulesine çıkıp tüm şehri izleyebilirsiniz.  Aziz Sofya Katedralinin hemen yakınında bir de yine görkemiyle sizi etkileyecek St Michael Altın Kubbeli Katedrali bulunuyor. Bölgede gezerken telefonunuzu (ya da hangi aletle fotoğraf çekiyorsanız onu) elinizden düşüremeyeceksiniz.

Kiev’de dini mabetler bunlarla sınırlı değil. Kiev Pechersk Lavra isimli manastır da gezilmesi gereken yerlerden biri. Burada da kilise ve çan kulesi ziyaret edilebilecek yerler arasında.

Müze gezmeyi sevenlerdenseniz Çernobil müzesine gitmenizi tavsiye ederim. Gitmeden önce Discovery Channel’in Çernobil faciası isimli belgeselini izlerseniz konuyu biraz daha yakından anlayabilirsiniz. Hemen hemen tüm Kuzey yarımküreyi etkileyen bu felaketin adım adım nasıl gerçekleştiğini gördüğünüzde gerçekten çok etkileniyorsunuz. SSCB zamanında gerçekleşen felakette hem olay anında ve hemen sonrasında, hem de radyoaktivite nedeniyle yıllar içinde birçok insan hayatını kaybetmiş. Aslında olayın beni en çok etkileyen kısmı, kısmi olarak tehlikeyi azaltabilmek için patlama sonrası reaktör çekirdeğinin etrafını çimento ile kaplamak için çalışan tüm işçilerin 1-2 yıl içerisinde ölmüş olmaları oldu. Yani insanlar bilerek/bilmeyerek ölüme gitmişler… Felaketi gördükten sonra dünyada hala nasıl nükleer santrallerin yapılmaya devam ettiğini aklınız almıyor…

2. Dünya Savaşı müzesi ve Mother Motherland heykeli görülecek diğer yerler arasında. Burada 2. Dünya savaşında kullanılan tank ve uçakları gezebilir, 62 metre uzunluğundaki bu devasa heykeli hayranlıkla izleyebilirsiniz.

Hemen her yeri yeşil olan Kiev’de daha da yeşil bir alan arayışınız varsa Mariinsky Park’a gidip yarım günü çimlerde uzanıp kitap okuyarak geçirmenizi öneririm. Hatta güzel hava ve bol oksijende azıcık uyku çekmenizde de fayda var.  Parkın hemen yanında Mariinsky Sarayı’nı da fotoğraflayabilirsiniz.

1000’li yıllarında başında inşa edilen Altın Kapı görülmesi gereken yerlerden bir diğeri. Kapı Konstantinopolis’in ana kapısının kopyası şeklinde askeri amaçla yapılmış.

Alışveriş merkezi meraklılarındansanız, meydandaki Globus dışında Gulliver ve Mandarin Maison alışveriş merkezlerini deneyebilirsiniz.

Yemek İçmek

Ben ilk yemeğimi şans ile bulduğum çok güzel lokal bir restaurantta yedim. Adı Katyusha. Hem ortamı, hem de yemekleri gerçekten çok güzeldi. Yemek olarak önerilerim muhteşem mantı (wareniki), kaz ciğeri ve Zrazy isimli patates püresi içinde köfte (içli köftenin patates ile yapılanı).  Restauranttan hemen çıktığınızda yanda bulunan Roshen isimli çikolatacıya da bir uğrayın derim. Bu dükkanı pek çok yerde gördük daha sonra. Çikolataları bir hayli lezzetliydi 🙂

Bunun dışında zevkle yemek yediğim diğer bir restaurant Kırım isimli Tatar restaurantı. Bağımsızlık meydanında bulunan restaurantta çibörek ve mantı (wareniki) yemenizi öneririm.

Kiev’e gitmeden önce meşhur Kievski’yi nerede yiyeceğimi araştırdığımda, Puzata Hata diye bir restaurant bulmuştuk. Şehrin birçok yerinde olan Puzata Hata, gerçekten oldukça lezzetli ve menüsü çok geniş.

Kahvaltı için ise güzel kruvansanları ile Lviv Croissants’ı öneririm.

Kiev bende güzel bir anı bıraktı açıkçası, bir daha gideceğimi sanmasam da düzenli yapısı, güzel yemekleri ve yemyeşil parkları ile beni cezbettiğini söyleyebilirim.

Keyifli geziler…

Related Images

Leave a Comment