VİETNAM – HANOI Gezisi

Kamboçya’da başlayan gezi Vietnam Havayollarının yaklaşık 1,5 saat süren bir uçuşu ile Vietnam Hanoi’de devam ediyor. Bu arada, Vietnam Havayollarında koltuk numaranız G ise şaşırmayın, E ve G koltukları yan yana, çünkü Vietnam dilinde F harfi bulunmuyor 🙂 Vietnam’a benim yaptığım gibi Kamboçya’dan gitmek zorunda değilsiniz elbette. THY’nin direk uçuşu ile İstanbul’da Ho Chi Minh’e (Saigon) gidebilirsiniz.

 

Gezi detaylarına geçmeden önce Vietnam için vize alınması gerektiğini, bu vizeyi almanın ise Kamboçya vizesi kadar kolay olmadığını belirtmek isterim. Bu vize için önce Vietnam’da bir acentadan davet mektubu almanız, sonrasında da Ankara’daki konsolosluğa başvurarak vize almanız gerekiyor. Kapıdan vize alınmıyor, aman bu hataya düşmeyin.

Vietnam, 90 milyon nüfusunu, Türkiye’nin yarısından daha küçük bir alana yerleştirmiş bir ülke. Başkenti Hanoi ve burada yaklaşık 8 milyon insan yaşıyor. Hanoi ile ilgili önemli bir detay ise şehirde 6 milyon motosiklet olduğu. Bu sebeple şehir içinde karşıdan karşıya geçmek ciddi bir sıkıntı. Hemen her yerden bir motosiklet çıkıyor ve kesinlikle trafik ışıklarını dikkate almıyorlar. Özellikle ana caddede karşıdan karşıya geçmeniz 15 dakika kadar sürebiliyor. Rehberin önerisi olabiliğince sabit hızla karşıya geçmeye devam etmek yönünde oldu, yolda ani duruşlar yapmanız kaza olasılığını arttırabiliyor.

Ben Hanoi’ye vardığımda Hanoi yaklaşık 3 gün süren bir tayfunun son gününü yaşıyordu, yılda 7-8 kere olurmuş. Ben ilkine denk geldim. Sonrasında havanın yaşanabilir hale gelmesi açısından işime gelmekle birlikte (tayfun sonrası sıcaklık bir miktar düşüyor), etrafta yıkılan ağaçları görmek gerçekten enteresan bir deneyimdi. Daha önce Japonya seyahatimde de bir tayfunu kıl payı es geçmiştim. Bunda da aynısı yaşandı 🙂 Tayfun sonrası etrafta hummalı bir çalışma oluyor. İnsanlar birbirlerine yardım ediyorlar, ciddi bir imece mantığı olduğu söylenebilir.

Hanoi’de güne Etnografya Müzesini gezerek başladım. Vietnam’da 54 farklı azınlık birarada yaşıyor. Hepsinin ayrı bir dili bulunuyor. En büyük grup %86 oran ile Viet’ler. Bu müzede Vietnam halkları ve onların yaşayışları ile ilgili birçok bilgiye ulaşabiliyorsunuz.

 

Güzel bir diğer müze de Vietnam Kadınlar Müzesi. Vietnam’da kadınlar hayatın her yerinde. Öyle ki sokakta çalışan bir erkek bulmanız pek mümkün değil, çünkü hemen hemen her işi kadınlar yapıyorlar. Müze çok renkli ve keyifli dizayn edilmiş. Müzede hayatın her alanında varolan kadınların hayatlarından kesitler buluyorsunuz. Gitmenizi kesinlikle tavsiye ederim.
Hanoi’deki en etkileyici yerlerden biri de Edebiyat Tapınağı (Temple of Literature). Burası Vietnam’ın ilk üniversitesi. Bahçesi ve kaplumbağa heykelleri ile meşhur. Kaplumbağa Budizm’de uzun ömürlü olmayı simgeliyor. Bu kaplumbağa heykellerinin üzerinde üniversiteden mezun olan kişilerin isimleri yazıyor. Üniversite savaş sırasında yıkılmış ve yerine benzer yeni bir bina inşa edilmiş. 
West Lake’in hemen kıyısındaki Tran Quoc Pagoda oldukça etkileyici bir yer. Ülkede genel olarak Budizm’e inanılıyor, ancak bunun Budizm, Taoizm ve Konfüçyanizm’in karışımdan oluşan bir din olduğunu söyleyebiliriz. Buna bağlı olarak, şehirde birçok tapınak bulunuyor. Öyle ki bir süre sonra tapınak ve pagoda gezmekten bir miktar sıkılma ihtimaliniz de var.

 

Vietnam ile Amerika arasındaki savaşın kahramanı ve Sosyalist Vietnam Cumhuriyeti’nin kurucusu kabul edilen Ho Chi Minh’in mozolesi de bu şehirde. Mozolenin önünde, hemen her şehirde görmeye alışkın olduğumuz asker değişim törenini de izlemeniz mümkün. Sosyalist Vietnam Cumhuriyeti’nde takdir edersiniz ki en önemli ve sözü geçen kişi Komunist Parti genel başkanı. Ülke tek partili bir sosyalist cumhuriyet olarak adlandırılıyor. Bu arada belirtmeden geçemeyeceğim, ülke politik olarak komünist olmakla birlikte ekonomi tamamen kapitalist. Hanoi’de Starbucks’tan, Dior’a kadar yabancı markaların hemen hepsini görmeniz mümkün 🙂 Komünizm deyince farklı bir beklentiniz olmasın yani 🙂

 

 

Ho Chi Minh’den bahsetmişken burada araya girip biraz savaşla ilgili bilgi vermekte fayda var sanıyorum. Öncelikle Vietnam’lılar bu savaşa Amerikan filmlerinden alışık olduğumuz şekilde Vietnam Savaşı değil, Amerikan Savaşı diyorlar. Çünkü kendilerinin bir savaşı olmadığını, Amerika’nın kilometrelerce uzağa gelerek onların ülkesinde Kuzey ve Güney’i birbiri ile savaştırmaya çalıştırdığını söylüyorlar.  

 

Savaşın kısa tarihine bakacak olursak; Vietnam uzun yıllar Fransız egemenliğinde yaşıyor. 1946 yılında Fransa Laos, Kamboçya ve Vietnam’dan oluşan Hindiçin bölgesini kuruyor. Yaklaşık 8 yıl süren bağımsızlık savaşından sonra 1954 yılında Ho Chi Minh’in çabalarıyla Fransa bu bölgeden çıkıyor ancak Vietnam Kuzey ve Güney olarak ikiye bölünüyor. Kuzey’in komünizm, Güney ise kapitalizm’in etkisinde olduğunu belirtmek lazım. Kısa zaman sonra bölgeye Amerika geliyor ve kuzeydeki komünizmi yıkmayı kendine görev kabul ediyor. Ve yaklaşık 20 yıllık amansız savaş başlamış oluyor. Savaşta yaklaşık 5 milyon insanın öldüğü söyleniyor. Savaşın sonuçlarını, savaş sırasında ve sonrasında yaşananları ise Saigon’u ayrıca anlatacağım yazımda, savaş müzesindeki detaylarla birlikte paylaşacağım.

 

Vietnam’da el sanatları oldukça yaygın, devlet özellikle savaşta zarar gören ailelerin çocuklarına çeşitli el sanatlarını öğretmiş. Özel merkezlere gidip bu kişilerin lakeden ve ipten yaptığı güzel tabloları satın alabiliyorsunuz.
Hanoi Eski Şehir (Old Quarter) bölgesindeki pazar yeri oldukça hareketli ve keyifli. Hanoi’ye gidip de burayı gezmeden sakın dönmeyin. Tabi ki burada da her yerde olduğu gibi sadece kadınlar çalışıyor. 🙂

 

 
Vietnam’da suda kukla (Water Puppet) gösterisi çok meşhur. Çok farklı bir deneyim olduğunu söyleyemesem de tarihi bir gösteri olduğu için görmekte ve deneyimlemekte fayda olabilir.
 
 
Hanoi’de akşam saatlerinde yapacağınız en güzel şey Hoan Kiem gölü etrafında yürüyüş yapıp, göl kenarındaki kafelerde bir Vietnam kahvesi içmek. Bu arada Vietnam kahvesi aromalı ama sert güzel bir kahve. Starbucks usulü kahve içmek isterseniz Fransız döneminden kalma Opera binasının hemen yanındaki Highlands Cafe’yi deneyebilirsiniz. Savaştan sonra Amerika’ya yerleşen bir Güney Vietnamlı tarafından kurulmuş bu kahve zinciri Vietnam’ın hemen yerinde var ve kahveleri de gerçekten çok lezzetli.

 

Hanoi’de güzel yemek yiyebileceğiniz birkaç restaurant önerim olacak. Au Lac, Rue Lamblot ve Orchid. Bence en güzeli Orchid’di, ama hepsinde güzel yemek yiyeceğiniz zaten kesin. Özellikle muz çiçeği salatasını şiddetle öneririm 🙂

 

Hanoi’nin hemen yakınında Vietnam’ın ilk başkenti olan Hoa Lu bulunuyor. Yaklaşık 2 saatlik bir yolculuk ile ulaşılan Hoa Lu’da iki büyük imparatora adanmış tapınakları görme fırsatını bulabilirsiniz. Hoa Lu yemyeşil doğası ile gerçekten çok etkileyici.
 
Hoa Lu’dan kısa bir yolculuk ile bence Vietnam’ın en etkileyici yeri olan Tam Coc’a doğru yol almanızda fayda var. Tam Coc’da pirinç tarlaları ve kireçtaşı kayalıkları arasında yol alıp hayatınızda gördüğünüz en güzel manzaralardan birine yolculuk yapacağınızı garanti edebilirim. 

 

Böylelikle yavaş yavaş farklı bir doğa harikası olan Halong Körfezi’ne (Ha Long Bay) geçme zamanı geldi. Ama onu farklı bir yazıda anlatmakta fayda var diye düşünüyorum 🙂

Halong Bay yazımı okumak için tıklayın…

Related Images

2 thoughts on “VİETNAM – HANOI Gezisi”

  1. ali

    Fotoğraflar harika. Bir sonraki gezi planm Vİetnam’a. En çok da yemek ve kahvelerini merak ediyorum.

    1. gezmeliblog

      Muhtelem bir yer, süper plan, yemekler efsane 🙂 Keyifli geziler

Leave a Comment