Yunanistan – Rodos Gezisi

Yunan adalarına olan genel düşkünlüğüm beni bu sefer Rodos’a yönlendirdi. Rodos adasına gitmenin birkaç farklı yolu var; Marmaris’ten feribot ile, Borajet ile direk ya da Aegean Havayolları ile Atina/Selanik aktarmalı. Ben saatlerini değerlendirip son opsiyonu seçtim. Borajet ile ilgili pek de hoş olmayan bazı anıları (iptal edilen uçaklar, 5 saat rötarlar vs) duyunca açıkçası doğru bir karar verdiğime inandım.

 

Rodos’ta konaklama tercihim adanın doğusundaki Lindos şehri oldu, ki bence güzel bir seçimdi. Havalimanından Lindos’a gitmek için ya 75 Euro taksi ücreti ödemeniz, ya da araba kiralamanız gerekiyor. Bir diğer alternatif ise Rodos merkeze gidip oradan otobüse binmek. Rodos’ta diğer Yunan adalarından farklı olarak otobüs ağı oldukça gelişmiş. Hemen her yere otobüs ile ulaşmanız mümkün ama tabii bir miktar uzun sürüyor arabaya göre.
 
Ben Lindos’ta Lindos Sun otelde kaldım ama sanırım bir daha gidersem Lindos merkezde bir butik otelde kalmayı tercih ederim. Otel aslında çok güzeldi ancak Lindos merkeze gitmek için bir araca ihtiyaç duymak bir miktar zorlayıcıydı. Bu sebeple merkezde bir otelde kalmak daha faydalı olabilir.
 
 

Lindos, sokakları daracık, çok keyifli bir Yunan şehri. Tepede Lindos Acropolisi bütün şehre hakim. Sokaklarda gezinmek, meşhur Rodos eşekleri ile dolaşmak çok keyifli. Bu arada eşek turistik bir gezinin yanı sıra ulaşım aracı olarak da kullanılıyor. Lindos’taki iki ana plaja (küçük ve büyük plaj) eşek ile gidip gelebiliyorsunuz. Bu eşeklere lokal taksi ismini vermişler 🙂

 

 

Lindos’ta 3 tane plaj var. St. Paul’s plajı, Küçük plaj ve Büyük plaj. Ben küçük ve büyüğe gittim. Deniz, yemek vs. olarak oldukça tatmin edici ve güzeldi. Yalnız kalabalık olma ve şezlong bulamama ihtimaline karşı erken gitmenizde fayda var.
Rodos’ta Lindos dışında da birçok güzel plaj var. Bunlardan biri de Anthony Quinn’s Bay. Zamanında Anthony Quinn buraya gelip çok beğendiği için bir de film çekmiş. Koyun manzarası gerçekten muhteşem ancak deniz çok taşlı olduğu için ben yüzmek için çok da uygun bulmadım. Belki balıklarla haşır neşir olmak ve snorkel yapmak için keyifli olabilir. Bir de çok kalabalık ve dar bir plaj olduğu için erken gidip yer bulmak gerekiyor. Anthony Quinn’in hemen yanındaki Ladiko plajı bence kumluk ve geniş olması açısından çok daha güzel.

Plajların hepsinin arkasında güzel cafeler bulunuyor. Burada yemeğinizi yiyebilir ve lezzetli frappenin tadına varabilirsiniz. Yani aslında kalabalık olması ve yer bulma sıkıntısı dışında mekandan memnun kalmama olasılığınız olmuyor pek.

Rodos’un merkezinden de bahsetmeden geçmemek lazım. Rodos küçük bir Dubrovnik havasında aslında. Kalenin ve surların içerisinde sizi bir sürpriz bekliyor. Küçük dükkanlar, dar sokaklar, hediyelik eşya mağazaları, şövalyeler yolu, hamamlar hepsi bu surların içerisinde. Surun içerisine giriş yolunu bulmak çok da kolay olmadı açıkçası benim için. Surun öyle her yerinden giremiyorsunuz haliyle içeri. Ama içeri girmeyi başardığınızda sizi farklı bir dünya karşılıyor. Şövalyeler mekanı olarak anılan Rodos’ta elbette Şövalyeler sokağı da var. Burada tarihe tanıklık ediyor gibi hissedeceksiniz kendinizi.

Benim için Yunan adalarını gidilesi kılan en önemli şey yemekler. Burada deniz ürünleri gerçekten bir başka güzel. Özellikle iki güzel restaurant önereceğim size, biri Lindos biri ise Rodos merkezde.

Lindos’taki, küçük Lindos plajında, hemen deniz kenarındaki Skala Beach Taverna. Denizin hemen yanında kuma koyulmuş masalarda çok keyifli ve güzel bir yemek yiyeceğinizi söyleyebilirim. Restaurant müdürü Dionisos ve tüm çalışanlar hem çok ilgili, hem de yardımcı. Özellikle şarap soslu midye denenmesi gerekenlerden.

Rodos’ta ise Koozina restaurantta kalamar dolması, sahanda peynirli deniz ürünü ve ızgara ahtapot denemeniz gerekenlerden. Restaurant sahibi kadın tam bir Türk sever. Hatta komşusu bir Türkten bir hayli Türkçe öğrenmiş ve konuşmaya istekli. Kendisiyle aramızda öyle güzel bir elektrik oluştu, en son mekandan ayrılırken sarılıyorduk 🙂

Ben Yunan adalarını ve insanlarını gerçekten seviyorum, bize çok benzemelerinin ve güzel yemeklerinin bu sevgide etkisi büyük. Rodos gerçekten keyifli ve güzel bir Yunan adası, gitmenizi öneririm.

Related Images

Leave a Comment